GUATR AMELİYATLARI
Bilindiği gibi guatr bölgemizde sık görülen hastalıklardandır. Nodüler guatr denen guatr büyümelerinde maalesef % 5 civarında kanser rizki bulunduğundan ayrı bir önem arzetmektedir. Her hastalıkta olduğu gibi guatr kanserlerinde de erken tanı ve tedavi çok önemlidir. 1 cm ve altı kanserlerde başarılı bir ameliyat yeterli olurken daha büyük kanserlerde ek tevdiler de gerekebilmektedir. Hastanemizde gerek iyi huylu tiroid büyümeleri gerekse kanserleri ve iltihapları başarı ile takip ve tedavi edilmektedir.
Boyunda sıkıntı hissi yutma güçlüğü çarpıntı terleme titreme, gibi şikayetlere neden olan bir hastalıktır. . Ancak aşırı büyümesi ve nodül oluşumuyla boyunda baskı hissi, boyun- omuz ve baş ağrısı, kollarda uyuşma gibi şikayetlere sebep olabilmektedir Çoğunlukla iyot eksikliğine bağlı olarak oluşur. .Tanıda kanda serbest T3 serbest T4 ve TSH değerleri ile ultrason kullanılır. Tedavisinde her hastalıkta olduğu gibi erken tanı önemlidir. Hastalık tipine göre tedaviler değişir.
Guatr ile ilgili olarak 3 tip mutlaka tedavi edilmelidir.
1-Halk arasında zehirli guatr olarak bilinen ve kana aşırı hormon salınımından dolayı tiroid bezinin diffüz veya nodüler büyümesiyle beraber olabildiği gibi bez büyümeden de olabilir. Çarpıntı, sinirlilik, aşırı terleme, bulantı, iştah artışı, aşırı yeme ancak kilo kaybı, saç dökülmesi, ellerde titreme, uykusuzluk, kadınlarda adet bozukluğu, kısırlık vb şikayetlere neden olan tipi genellikle önce ilaç tedavisiyle kandaki zehir düşürülür. Daha sonra ultrason vb tetkik bulgularına göre kesin tedavisi yapılır.
2-Halk arasında Dişi Guatr denen ve Kistik ve/veya Nodüler tarzda nodüllerle üreme yapmasıyla karakterize olan guatr,% 3-5 oranında kanser rizki taşıdığından mutlaka takip ve uygun şekilde tedavi edilmelidir.
3-Halk arasında Gizli veya İltihaplı Guatr Gizli denilen ve genelde bezde büyüme olmadan, ve fark edilemeyen bir iltihaplanma nedeniyle tiroid hücrelerinin yavaş yavaş ölmesiyle görevini yapamamasından dolayı kanda hormon düzeyinin eksilmesi ve buna bağlı olarak, kilo alma, kabızlık, aşırı uyku hali, zihinde zayıflama ve unutkanlık, saç dökülmesi, üşüme, el, kol, bacaklar ve yüzde şişme- uyuşukluk, sinirlilik gibi şikayetlere neden olur. Bu tip guatrlarda genelde fazla büyüme olmadığından boyunda guatr fark edilmeyebilir. Hastalar boyunlarında bir sıkıntı da hissetmeyebilirler. Özellikle Guatr düşünülerek araştırılmazsa tanıda gecikmeler olabilir. Bu durumda ise yukarıda saydığımız şikayetlerin artması ve şiddetlenmesinden başka damar sertliği, tansiyon yüksekliği, vb ciddi Kalp damar sorunları ile Komaya kadar giden durumlara sebep olabilir Kesin Teşhis Kan tetkiki ve/veya Boyun Ultrasonu ile yapılır. Bu son tip özellikle son 5-6 aydır günlük pratiğimizde daha sık görülmeye başlamıştır. Nedeni tam olarak bilinemeyen bu hastalık, orta yaş ve üstü kadınlarda daha sık görülmekte olup, hamilelik -doğum vb stres durumlardan sonra da sıkça ortaya çıkabilmektedir. Ön planda boyunla ilgili şikayetler olmadığından tanıda gecikmeler yaşanabilmektedir. Hastalar şikayetlerinin guatrdan olabileceğini duyduklarında genelde “Benim boynumdan şikayetim yok ki “ diyerek şaşkınlıklarını ifade edebilirler. Çünkü ön plandaki şikayetler daha çok psikolojik kökenli olabilmekte, bazen de aşırı uyuma ihtiyacı, yorgunluk, halsizlik, kilo alma, saçlarda dökülme, ciltte kurulaşma, el, yüz ve ayaklarda şişme gibi şikayetler de olabilmektedir. Bu hastalığa tutulan kişiler genelde ilaçla tedavi edilir. Tedavi genellikle ömür boyu devam eder. Kanserleşme rizki diğer guatr tiplerine göre daha düşüktür. Ancak iltihap sonrası iyileşme fizbrozisle olduğundan zamanla boyunda takıntı hissi, yutma güçlüğü gibi sıkıntılara yol açabilir.
GUATR AMELİYATI SONRASI